| |
1675
yılında Edirne'de lV.Sulttan Mehmed'in oğullarının sünneti,kızının
evlenmesi için yapılan düğünde gördüğü nahılları Dr Covel şöyle
anlatıyor:
"Şenlikte iki yanında
yirmişerden kırk nahıl bulunuyordu.Bunlar ehram veya
külah biçiminde dikine uzun direkler olup,telden üzerleride
boyalı kağıtlar ,balmumundan çiçekler ve yemişler |
| asılıydı. Her
evlenme ve sünnet düğününde bunlar olurmuş. Ancak 1675
Şenliğindekiler çok büyük ve gösterişliydi.Bunlardan biri
bir gemi direğinden daha kalın, 25 mt yüksekliğinde, tabanının
eni ise 5-6 mt kadardı.Her yuvarlak süsün arasında gene balmumundan
kutu biçimde kübler bulunuyordu.Bunların taşınmasına gelince
nahılın tabanında sekiz, ontane sedye kolları gibi, tahtadan
tutamaklar vardı. |
|
|
| Taşıyıcılar
arasında 100 kadar forsa düdükle işaret vererek, hareklerini
düzenliyen bir başları vardı. (Evliya Çelebi'de forsalara
sipsi düdükle "sağa sola" diye emreden bir baş
bulunduğunu belirtir). Bunların devrilmesinden korkulduğu
için nahıl ortasından dört tane tahta dikme ile tutturulmuş
ve ayrıca tepe noktasından aşağı iple sarkıtılmıştı. |
|
|
| Forsalar
bu iplerle ve dikmelerle nahılı dik tutabiliyorlardı. Bu
nahılı sokaklardan geçirmek için bazı evlerin tamamı, bazılarının
saçakları, çıkıntıları, cumbaları yıktırılıyordu.Nitekim
bu arada bir büyük binanın da ters duvarı yıktırıldı. Truva'
nın surları ve efsanevi tahta atı Türkler için cüce kalırdı.) |
|